11 Ocak 2021 Pazartesi

NİKÅHIN SEBEBİ, RÜKNÜ, ŞARTI VE HÜKMÜ NEDİR SEBEBİ: İnsanın ömür sürdüğü bu âlemde temiz bir neslin devâmına sebep olmaktır. Neslin düzgün olması, nikâhın düzgün olmasına bağlıdır.

 


RÜKNÜ: îcab ve kabûl: Erkek ve kadın arasında "Aldım-Vardım" demektir.
ŞARTI:
1- Kadın ve erkekte evlenmeye şer'î bir mânî bulunmamaktır.
Erkekte Evlenmeye Mânî Haller:
a. Nikahlı dört hanımı bulunmak,
b. Gayrimüslim, mürtet (dinden dönmüş) veya dinsiz olmak,
c. Erkeğin nikâhlı dört hanımından birisi ölümü veya boşanmak hâlinde, dördüncü hanımın yerine birini almak için iddet beklemesidir.
Kadında Evlenmeye Mânî Halleri:
a. Başkasına nikâhlı olmak,
b. İddet içinde olmak,
c. Müşrik, putperest veya ateşperest olmak.
2- Akd-i nikâh yapanların birbirlerinini sözleşmelerini işitmeleri,
3- İki erkek veya dört kadın şahidin bulunmasıdır.
HÜKMÜ:
1- Helâliyet: Aralarında nikâh bulunduğu müddetçe birbirlerine helâl olmaları,
2- Hürmet-i Müsâhere: Birinin usul ve fürûunun diğerine haram olması,
3- Biri vefat edince diğerin ona Feraiz'de belirtilen hissesi nispetinde vâris olmaktır

Erkeğin Kadına Karşı Sorumluluğu 1. Ailesine lâzım olan dîni bilgileri öğretmek: H.Ş.: "Kişi, ehlinin cehâletinden daha büyük günâhla Allah'a kavuşmaz." (İhya 2/89)

 


H.Ş.: "Erkeklerinize Mâide Sûresi'ni, kadınlarınıza Nûr Sûresi'ni öğretiniz." (Zira Mâide Sûresi'nde erkekler için lüzumlu kıssalar, Nûr Sûresi'nde ise kadınlara ait örtünme ve iftira mevzûunda hükümler var). (Sirâcül-Münîr 2/404).
A.C.: Ey iman edenler, kendinizi ve ehlinizi cehennem ateşinden koruyunuz. (Allah'ın farz kıldıklarını öğretip haram kıldıklarından kaçınmalarını temin etmek Müslüman üzerine haktır.) (Sûre-i Tahrim/7) (Tefsir-i İbni Kesir 4/391).
H.Ş.: "Ehlinize zikri öğretiniz ki (onları) azaptan kurtarasınız." (İbni Kesir 4/391).
A.C.: "Ehline namaz kılmalarını emret; kendin de namaza devam et." (Tâhâ 132)
- Bütün bid'atleri söküp atarak, ehl-i sünnet îtikadını âilesine öğretmek ve Allah korkusunu kalbine yerleştirmek, hayız, nifas ve istihâza gibi muhtaç olduğu meseleleri belletmek, kocaya borçtur.
Şayet kocası başkasından öğrenerek de olsa ailesine öğretmezse, kadın öğrenmek için başkasına gidebilir. Kocası mânî olursa günâhkâr olur. Erkek bu gibi meseleleri ihmal etmekle kadın harice çıkmasından bir mes'uliyyet doğarsa cürümde müşterektir. (İ. Gazâlî - İhya 2/124-125).
2- Helâl rızık yedirmek:
H.Ş.: "Allah yolunda harcanan ve bir köle âzâdı için verilen paralardan, ehline ve iyâline harcadığın, ecir bakımından daha büyüktür." (Fethül-kebir 2/113)
H.Ş.: "Durumu iyi olup da, âile efradına cimri davranan bizden değildir." (K. Ummal 44950)
H.Ş.: "Kadının erkeği üzerindeki hakkı, ona helâl rızk yedirmektir". (K. Ummal 44940)
H.Ş.: "Ey insanlar, kadınlarınız size Allah'ın emâneti olarak verilmiştir. Allah'ın emriyle onları kendinize helal kıldınız. Onların sizde, sizin de onlarda bir takım haklarınız var. Eğer kadınlarınız size güzel işlerinizde âsî olmaz, size küsmezlerse onları en güzel şekilde yedirip giydirmek üzerine bir haktır. (K. Ummal C. 16).
H.Ş.: "Adam dağlar kadar hasenâtıyla kıyâmet günü mizan başında durdurulur. Âile haklarından, malını nereden kazanıp nereye sarf ettiğinden sorulur. Böylece hak sâhiplerine hakları ödenir ve kendisine bir şey kalmaz.
İşte şu adam ailesi efradı dünyada bütün sevaplarını yiyip bitiren ve bugün rehin olarak kalan kimsedir" (İhya 2/89).
3- Ehlini İslâmî usûle uygun giydirmek:
H.Ş.: "Kadının erkeği üzerindeki hakkı; helâl rızk yedirmek, kendi giyindiğinden giydirmek, yüzüne vurmamak, onu kötülememek, küs olduğu zaman dışarıya duyurmamaktır". (K. Ummal 44940)
H.Ş.: "Kadınlarınızdan (size itâat etmek için) uygun giyim ve az ziynet kullanmak sûretiyle yardım isteyiniz. Çünkü kadın elbisesi çok olur, ziyneti kendilerini güzel kılarsa, dışarı çıkmak arzûları artar." (Fethül-kebir 1/178)
* Döşemeden süpürgeye, mutfak eşyasından temizlik malzemesine kadar her şeyi temin etmek, îcâbında altı ayda bir bunları yenilemek, ailesi için bir yazlık ve bir kışlık olmak üzere elbise almak Hanefî mezhebinde koca üzerine vaciptir. (Nimet-i İslâm 1294)
* Giyimden maksat ziynet ve şöhret elbisesi değil, namusunu korumak ve iffetini muhafaza etmektir.
* Hz. Ömer R.A.: "Kadınlarınız sokaklarda gezmesin isterseniz, süslü elbiseler giydirmeyiniz. (Zîrâ onlar âdî elbise ile çıkmayı istemezler) (İhya 2/122).
* Hasan-ı Basrî K.S.: "Nasıl olur da âilelerinizin süslü elbiselerle sokaklarda gezmelerine, müşrik kadınlarla arkadaşlık kurmalarına müsâade edersiniz! Kıskançlığı olmayanı Allahü Teâlâ sevmez." (İhya 2/121).
* Eshab-ı Kirâm (R. Anhüm), kadınlar yabancı erkeklere bakmasın diye, pencere ve delikleri kapatırlardı. Delikten dışarı baktığı ve bir de ısırdığı elmayı kölesine verdiği için Muaz bin Cebel R.A., âilesini dövmüştür. (İhya 2/122).
4. Dövmemek:
H.Ş.: "Kadını dövmeyin. Sadece kamçıyı göz önüne asın. Zîrâ o, onlar için bir edeptir." (K. Ummal 44948)
H.Ş.: "Sizden biri kölesini döver gibi hanımını dövüp, sonra onunla akşam bir araya gelmekten utanmıyor mu? (K. Ummal 44983)
* * *
KADININ ERKEĞİNE KARŞI
SORUMLU DURUMU
H.Ş.: "Eğer yeryüzünde bir şeye secde caiz olsaydı, (erkeğin hakkından dolayı) kadının kocasına secde etmesini emrederdim." (F. Rabbânî 16/227)
H.Ş.: "Ey kadınlar, Allah'tan korkunuz ve kocanızın rızasını gözetiniz. Eğer kadın kocasının hakkını iyi bilmiş olsaydı, gece gündüz, önünde ayakta dururdu." (K. Ummal 44816)
H.Ş.: "Nefsim kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki, kocası başından ayağına kadar irin olsa da kadın bunu yalamış olsa, gene kocasının hakkını ödemiş olmaz. (Fethurrabbânî 16/227)
H.Ş.: "Kıyamet günü ilk suâle çekilecek olan kadınla kocasıdır. Vallâhi o kadının elleri konuşur, ayakları şahitlik yapar. Kocasına karşı yumuşak davranıp davranmadığından bile sorulur. (Nihâyetül-Bidâye 2/53)
H.Ş.: "Erkeğin kadındaki hakkı, yatağına küsmemek, izinsiz dışarı çıkmamak, emirlerine itâat etmek, kocasının sevmediği kişileri evine almamaktır." (K. Ummal 44787)
H.Ş.: "Kocasının emirlerine itâat edip hakkını edâ eden, iyiliklerini anıp ona ihânet etmeyen kadınla şehitler arasında cennette bir derece vardır. Eğer kocası iyi bir mü'min değilse, o kadını Allahü Teâlâ şehitlerle evlendirir." (K. Ummal 44804)
H.Ş.: "Kadın kocasının meşrû olan emirlerini dinlemeye mecburdur. Günâh olan emirlerini dinlemez." (Buhârî 7/33).
H.Ş.: "Öldüğü zaman kocası kendisinden râzı olan kadın, cennete girecektir." (İbni Mâce-Nikâh 4)

(Hayrın yolunu gösteren onu işleyen gibidir.) [Ebu Davud, Tirmizi] (Emr-i maruf ve nehy-i münker ederken ölen şehittir.) [İ.Asakir ŞANLI PEYGAMBERİMİZE SAV. DİL UZATMAK, ALLAHÜTEALAYA DİL UZATMAKTIR.ŞANLI PEYGAMBERİMİZE SAV DİL UZATMAK, ALLAHÜTEALAYA DİL UZATMAKTIR. ÇÜNKİ SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZ SAV. BUYURDULARKİ : “Beni rabbim terbiye etti ve terbiyemi güzel kıldı.”

ALLAH HİÇ BIRIMIZİ BÖYLE HALE DÜŞÜRMESİN KARDEŞLERİM İŞİN ŞAKASI YOK NAMAZA BAHANE YOK HİÇ BİR ŞEY NAMAZ KILMAYA MANİ DEĞİLDİR

 



ABDEST Abdest, belli âzâları usûlüne göre yıkamaktan ve meshetmekten ibâret dinî bir temizliktir. Abdestsiz bir kimse namaz kılamaz, Kâbe’yi tavaf edemez, Kur’ân-ı Kerîm’e dokunamaz. Abdestin Farzları: 1- Yüzü yıkamak,

 


2- Kolları (dirsekleriyle beraber) yıkamak,
3- Başın dörtte birini meshetmek, yani elini su ile ıslatarak başına sürmek,
4- Ayakları (topuklarıyla beraber) yıkamak.
Abdestin Sünnetleri:
1- Niyet etmek,
2- Besmele ile başlamak,
3- Evvelâ ellerini bileklerine kadar yıkamak,
4- Misvak kullanmak,
5- Bir âzâ kurumadan diğerini yıkamak,
6- Ağzına ve burnuna üç kere su vermek,
7- Kulağını meshetmek,
8- Parmaklarını hilâllemek, yani bir elin parmaklarını diğer elin parmakları arasına geçirip çekmek,
9- Âzâları üçer kere yıkamak
10- Başını kaplama meshetmek,
11- Abdesti tertip üzere almak, yani abdest âzâlarını sırasıyla yıkamak,
12- El ve ayaklarını yıkamaya, parmak uçlarından başlamak. Abdest alırken okunacak birçok dua olmakla beraber evlâ olan, bütün âzâlarını yıkarken besmele çekip kelime-i şehâdet getirmektir.
Abdestin Mekruhları:
1- Sağ el ile sümkürmek,
2- Abdest âzâlarından birini üç defadan fazla veya eksik yıkamak,
3- Suyu yüzüne çarpmak,
4- Suyu çok az kullanmak veya israf etmek,
5- Abdest alırken konuşmak,
6- Abdestin sünnetlerini terk etmek.

Hadisi Şerif: Musibete uğrayan bana salavâtı çoğaltsın. (Telefon etsin - Beni arasın)

 

🌼*İBRETLİK..!* *_Allah'uû Teâlâ c.c İbrahim âleyhisselâma:_* *Ey İbrahim.! Kazma küreğini al, falanca dağa çık, orada büyük bir kabir var, onu kaz, içinde ne varsa bak!"* buyurdu.

 


•İbrahim aleyhisselam o dağa çıktı kabri buldu.
Allah'u Teâlâ 'nın emrine uyarak, mezarı kazmaya başladı, kazınca bide baktı ki! *Mezar içinde muazzam büyüklükte bir insan cesedi ile başında yazılı koca bir levha gördü..*
*_Bu levhada şunlar yazıyordu:_*
*Ben Ad kavminin melikiyim.!*
*Tam bin sene yaşadım.*
Bin orduyla savaştım, hepsini yendim. Bin defa evlendim ve bin çocuğum oldu.
*Servetimin sayısını ve sınırını ölçemez oldum.*
*Ama bir gün, devası olmayan bir hastalığa yakalandım.*
Beni bu dertten kurtarın, ne isterseniz vereceğim dedim. Hatta bütün servetimi vermeyi taahhüt ettim.
*Yetmiş yedi düvelden doktorlar hekimler getirttim..*
Bütün hekim ve doktorlar aciz kaldılar. Bu hastalığa hiçbir çare bulamadılar.
*Artık ölmek üzereyim.*
Onun için bu levhayı yazdırdım.
*_Ve son sözüm şudur:_*
*Bu dünya.!* beni kandırdı, sizi de kandırmasın.
Ben kuvvetime, servetime güvendim, bana bişey olmaz dedim. Ama gördüm ki ben çok acizmişim.
Bütün servetim, her şeyim hastalığıma ilaç olmadı.
*Ben yandım* bari siz yanmayın, dünyaya ben aldandım, bari siz aldanmayın..
*
*_••ALLAH'U TEÂLÂ c.c_*
*Bizleri bu fani dünyaya aldanıp kulluğunu ve kendisini unutanlardan eylemesin. Fitnelerinden muhafaza eylesin Âmin.*
*Râbbimiz.!* bize dünya ve ahiretin hesenelerini ikram eylesin Ve ahiretin azaplarından mûâf ve muhafaza eylesin Âmin. *Mevlâ teâla dünyayı elimizden almasın Kalbimize de koymasın Âmin*