Mehmet Sertkaya
Kekik ve Lavanta bitkilerinin karışımını andıran bir yapıya sahiptir.
Karabaş kekik ya da Karabaş Lavanta olarak tanınır. Saflık açısından hem kekik hem de Lavantanın özelliklerini taşıdığından iyileştirici gücü yüksek bir drogdur.
Osmanlı döneminde kolera hastalığı bazı yer ve dönemlerde ortaya çıkınca bir ferman
yayınlanarak herkesin bu bitkiyi kullanması şart koşulmuştur. Bağırsak içi mikrop virüs ve
kötü bakterileri yok edici özeliği Osmanlı döneminde keşfedilmiştir. Stafilokok ve streptokok
infeksiyonların da etkilidir.
Günümüzde Beyin süpürgesi olarak tanınmaya başlanmıştır. Beyin üzerindeki etkilerini
kekik özelliğinden alan karabaş otu içeriğindeki etken maddeler Akciğer sorunları ve dolaşım sistemi üzerinde de harikalar yaratmaktadır.
Akciğerleri ve bronşları temizleme özelliği sebebi ile Astım hastaları sigara içenler ve
sigarayı bırakmaya çalışanlar tarafından da değerlendirilmiştir.
Karabaş otunun içerdiği perilly alkol hem hücre bölünmesini önlemekte, hem de prostat,
pankreas, bağırsak ve meme tümörlerine karşı etkin özellik göstermektedir. İçerdiği geraniol
maddesinin kansere karşı koruyucu ve tümör yok edici özelliği vardır.
Kan dolaşımını düzenleyici özelliği yüksek oranda (yaklaşık 5.000 ppm) içerdiği rosmarinik
asitten kaynaklanmaktadır. Rosmarinik asitin önemli diğer iki özelliği antiatherosclerotic (damar sertliğine karşı) ve kanı sulandırıcı olmasıdır. Karabaş otunun içerdiği 1,8-cineole antibakteriyel, antiallerjik, sedatif (sakinleştirici), antirhinitis (burun nasaI membranında oluşan enfeksiyonakarşı), antilaryngitic (ses tellerindeki enfeksiyonlara karşı) ve hypotensive (tansiyon düşürücü) özelliği olan bir maddedir. Genel olarak karabaş otu yirminin üzerinde antibakteriyel özellikli etkin madde içermektedir. Özellikle, içerdiği caryophyllene maddesi staphylococ ve streptococ bakterilere karşı çok güçlüdür.
Alıntı.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder