“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
Hastalık Günahlara Keffaret Olur
- Ana Sayfa
- Hastalık Günahlara Keffaret Olur
- “Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
- 'Kütüb-i Sitte'
- Ilim Irfan Sofrası
- RABBİM VESİLE OLAN VE DESTEK OLANLARDAN RAZİ OLSUN DÜNYEVİ VE UHREVI SAADETLER VERSİN.
- Evde Kur’an-ı Kerim Okumayı Öğreniyorum: Elif Cüzü çok kolay
24 Kasım 2020 Salı
GÖKYÜZÜ VE YER YÜZÜ HAKKINDA ÂYET-İ KERÎMELER Kur’ân-ı Kerîm’de semâlardan (gökyüzünden) ve yeryüzünden bahseden âyet-i kerîmelerin bazıları şunlardır: Âl-i İmrân Sûresi, 191. âyet-i kerîmesi, Hak Teâlâ’yı devamlı zikredenlerin, yerleri gökleri ibretle seyrederek bunların boş yere yaratılmamış olduğunu anlayanların, bunlardaki kudret ve azameti müşâhededen doğan bir korku ve dehşetle Allâh’ın azâbını hatırlayarak onun zâtına sığınanların kadirlerini yükseltmektedir. Nûr Sûresi, 43. âyet-i celîlesi de Allâhü Teâlâ’nın mâlikü’l-melekût olduğunu bildiriyor. Bulutların, şimşeklerin, yağmurların, karların ve bu gibi hava ile alakalı hâdiselerin nasıl vücûda geldiğini, nerelere dağılıp isâbet ettiğini göstererek gözlerimizi Allâh’ın kudretine celbediyor. Furkân Sûresi, 61 ve 62. âyet-i celîleleri de bildiriyor ki: Cenâb-ı Hak, gökte yıldızların menzilleri mesâbesinde olmak üzere birtakım burçlar yaratmıştır. Gök kubbesini ışık veren Güneş ile nûranî Ay ile aydınlatmıştır. Hazret-i Allah, bütün bunları zâtının kudretini düşünen, nimetlerine şükreden kimseler için bir ibret vesîlesi olmak üzere vücûda getirmiştir. Rûm Sûresi, 30. âyet-i celîlesi de insanları gafletten men ile kendi varlıklarını düşünmeye davet ediyor. Bütün bu kâinâtın bir hikmet, maslahat için yaratıldığını, bunların birer tayin edilmiş müddeti olup sonra zevâle uğrayacaklarını bildiriyor. Saffât Sûresi, 4, 5 ve 6. âyet-i celîleleri de Allâhü Teâlâ’nın birliğini, göklerin, yerin ve bunların aralarındaki bütün mevcûdâtın Rabbi olduğunu bildiriyor. Güneş’in bir sene içinde her gün (doğuş ve batış yerinin değişerek) başka yerden doğması ciheti ile farklı doğuş yerlerinin bulunduğunu, yıldızların da başımızın üstündeki gök kubbesi için birer süs olduğunu hatırlatıyor. Bütün bu kâinât Mevlâmızın birliğine, kudretine, azametine şâhiddir. Semâları, yerleri, milyonlarca parlak yıldızları ve daha nice binlerce âlemleri yaratan, yaşatan Kerîm Rabbimizin varlığında, birliğinde, büyüklüğünde hangi akıl sâhibi tereddüt edebilir?
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder