5 Kasım 2020 Perşembe

EBÛ CEHİL'İN OĞLU İKRİME! 21 yıl İslâm'la savaştı.. Allah Resûlü'ne "Oğlundan çektiğimi babasından çekmedim" dedirtecek kadar çok üzmüştü... Hicret gecesi Allah Resûlünü öldürmek için kapısının önünde kılıcıyla bekleyen 12 kişiden biri olmuştu... Mekke'nin fethedildiği gün bile kan dökmüş rahat durmamıştı,Bu yüzden Efendimiz'in hakkında ölüm fermanı çıkarttığı ve "Kabenin örtüsüne sarılmış da olsalar öldürün" dediği isimlerden birisi idi.. İman etmemekte inat edip kaçmıştı. Nihayetinde Hanımı iman etme konusunda ikna etti,Efendimiz, İkrime'nin hanımıyla huzuruna geldiğini haber alınca, yanındakilere "Hiç kimse babası hakkında kötü bir söz etmesin" diyerek yanında bulunanlara telkinde bulundu. İkrime, Bütün malıyla, enerjisiyle, İslâm'ın karşısında mücadele etmişti, ama Efendimizin huzurunda şehadet edip müslüman olunca bir söz vermiş ve demişti ki; "Ya Resûlallah, bu güne kadar İslâm'la ne kadar savaşmışsam, bu uğurda ne kadar gayret göstermişsem, ne kadar para harcamışsam, şimdi İslâm yolunda ve Allah için iki misli gayret göstereceğim, iki misli harcayacağım." Müşrik saflarında İslâm'la savaşmış, çoğu sahabenin kardeşinin, babasının, evladının ölümüne sebep olmuştu, İkrime Müslüman olmuştu artık, mescidde herkes onunla kucaklaştı, omuz omuza namaz kıldılar, sonra onlarla birlikte savaşlara katıldı yaralandı. Ah İkrime, Rahmete muhatap olmanın, affedilmenin eritici etkisiyle kayalardan sert kalbin yumuşamış ve âdeta içinden pınarlar çağlamaya başlamış ve en nihayetinde sen de şehit oldun. Bizlere affetmek ne kadar zor geliyor, Bağışlamak, Barışmak ne kadar zor geliyor. Sanki Muhammed ümmeti değiliz, sanki o güzide ashabtan hiç nasibimiz yok. Bağnaz bir nefsin haklılık iddiasıyla, Siyaset,Ticaret v.s uğruna kimlere küsmedik ki,Siyaset, Ticaret v.s uğruna kimlerin üzerini çizmedik, kimlere burun kıvırmadık ki. Bırakın İslâm yolunda bir yüce gönüllük göstermeyi, Nefsini çiğnemeyi ve Allah için helalleşmeyi, üç beş kuruşluk geçici dünyalık için, birkaç kırıcı sözün karşılığı olarak bile anne babalara küstük, kardeşlere küstük, akrabaya küstük, komşuyla selamı kestik, yüzlerine bakmadık, üzerlerini çizdik... Ah İkrime, sen affedilenlerden biri olmakla adının yanına "radiyallahu anh" ünvanını aldın, sonra da "şehit" yazıldı adının başına... Affedilenler böylesine yükselirken, affedilmek cenneti kazanmaya vesile olurken; affedenin, hakkından vazgeçenin, helalleşenin makamı ne olur acaba.Varın siz düşünün. Haydi helalleşelim, Haydi Allah için bir adım atalım, Haydi mükafatını ve karşılığını yalnızca Allah'tan bekleyerek bir kapı tıklatalım, bir telefon çaldıralım, bir tebessüm edelim. Haydi, Peygamberimizin, İkrime'nin yanına geldiğini duyunca yanındakilere "Hiç kimse babası(ebu cehil) hakkında kötü bir söz etmesin" deyişini tekrar bir düşünelim. Alnımız çatlarcasına düşünüp anlamaya çalışalım, zorlayalım kendimizi biraz, Dünya ve ahretimiz cennet olsun, Kainat mübarek hatırına yaratılan o yüce Rasüle salat ve Selâm olsun...

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder