2 Kasım 2020 Pazartesi

Hz. Ömer ne güzel söylemiş "Bir kimsenin kıldığı namaza tuttuğu oruca bakmayınız; Konuştuğunda doğru söylüyor mu, Kendisine bir şey emanet edildiği zaman emanete riayet ediyor mu, Dünya ile meşgul olurken helal-haram gözetiyormu ona bakınız.

 


İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin rahmetüllahi aleyhi Kabri'nin Bulunması

Kanuni Sultan Süleyman Bağdat'ı alınca (1534) imamı Azam Ebu Hanife hazretlerinin mezarını bulup türbe yapmak istedi. Onu en çok meşgul eden şey Ebu Hanife'nin mezarını bulmaktı.

Çünkü bu kabir şiiler tarafından tahrip edilmiş, üzerinde ne varsa yağmalanmış ve cesedi de yakılmıştı.
Ebu Hanife hazretleri nin mezarını bulmak ve buraya türbe yapmak isteyen Kanuni Sultan Süleyman'ın Seraskerine bir adam gelir. Bu aslında Ebu Hanife hazretlerinin eski türbedarıdır ve durumu seraskere anlatır.
Fakat Ebu Hanife'nin cesedini yakmak istedikleri sırada bir keramet yaşınmıştı.
Ebu Hanife'nin kabrinin türbedarı olay yaşanmadan kısa bir süre önce Ebu Hanife'yi rüyasında görür. Ebu Hanife hazretleri kendisinden cesedinin rafizilerin eline teslim etmemesini ister. Bunun üzerine türbedar, Ebu Hanife hazretlerinin cesedini mezarından çıkararak başka bir yere gömer ve yerine bir gayri Müslimi koyar. Ebu Hanife'nin mezarını tahrip eden rafiziler, onun mezarını da açıp Ebu Hanife diyerek o gayri Müslimin cesedini yakarlar.
Serasker bu güzel haberi Padişah'a hemen iletir ve bu arada Taşkın namlı bir müderrisi de olayı araştırmakla görevlendirir.
Şeyh Müderris türbedarın gösterdiği yeri kazdıktan sonra karşılarında çıkan bir duvardan misk kokusunu hisseder. Bu keramet üzerine türbedarın söylediklerinin doğru olduğunu anlarlar. Ceset bozulmamıştır.
Bu sırada sadrazam İbrahim Paşa'da bizzat mezara girerek türbenin girişindeki taşı kendi elleriyle kaldırır. Olayı duyan Padişah Kanuni bile koşarak olay mahaline gelir ve kazılan yere girer.
Bütün orduyu sevinç sarar. O zamana kadar naşının yakıldığı düşünüldüğünden cesedinin bulunması büyük bir moral ve keramet olmuştu. Kanuni hemen mezarının üzerine bir türbe inşa etti.
Hammer, Büyük Osmanlı Tarihi, Hikmet Neşriyat, İstanbul, c.3, s.131-132

Udi Hindi ve Udi Hindi Yağının Faydaları Nelerdir? Peygamberimiz (s.a.v), “Tedavilerin en iyisi hacamat ve ûdi hindi ile yapılandır” buyurmuştur. Kronik bronşit, astım hastaları için şifa kaynağıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Mesane yani idrar torbasının iltihabına ve böbrek iltihabına karşı faydalıdır. Boyun, sırt, bacaklar ve elleriniz de dahil olmak üzere vücudunuzun hemen hemen her yerinde gelişebilen ağrılara çok faydalıdır. Safra ve böbrek taşlarını eritir. Udi hindi tozunu zeytinyağı ile karıştırıp udi hindi yağı elde edebilirsiniz. Bu yağı ise cilt yanıklarına ve egzama kaşıntılarına karşı kullanabilirsiniz. Udi hindi tozunu bal şerbetine ilave ederek tüketebilirsiniz. Ağrı kesici özelliğini gösterecektir. Özellikle baş ağrısına.

 Kan temizleyen damar açan özelliğinden dolayı kalp kan-damar sistemi için şifalıdır. Boğaz ağrılarına (Bademciğin iltihablanması ve şişmesine) Öksürük ve Akciğer Hastalıklarına çok faydalıdır. Bu tür rahatsızlıklarda ûdi hindî alınır öğütülür ve biraz suyla ıslatılarak burna çekildiğinde faydalı olur. Baş ağrısına da fayda eder. Balgam problemlerinde udi hindi tüketilerek solunum rahatlatılabilir. Mide ağrısı yaşadığınız günlerde udi hindi, ağrı kesici olacaktır. Daha enerjili ve aktif olmanızı sağlar. Yorgunluğu ve halsizliği giderir. Kroniki gastrit ve kolite karşı faydaldır, romatizma ve romatizmal poliartrite karşı mükemmeldir. Kadın ve erkeklerde cinsel duyguları uyandırır.


Kendi tecrübemi anlatacak olursam; Udi Hindi yağını  bir hafta kadar her gün bir tatlı kaşığı içtim. Midemde şişkinlik vardı. Mideyi rahatlatıyor fakat çok acıktırıyor. 


Diyelim ki yemeği biraz fazla yediniz. Şişkinlik ve hazımsızlık oldu. Hemen 1 tatlı kaşığı udi hindi tüketin. Çok zaman geçmeden bağırsaklar çalışmaya başlar. Ülser için çok fayda gördüklerini bize anlatanların sayısı az değil. Udi hindi tozu ve bal ile enfeksiyon günlerinde evinizde en iyi ve doğal antibiyotiği elde edebilirsiniz.


İnsan için mide ve bağırsaklar çok önemlidir. Çünkü; Mide ve bağırsaklar tedavi edilirken, tüm vücut tedavi görmüş olur. Çünkü, Allah'ın yarattığı mükemmel mekanizma böyle çalışır.


Eski hekimler udi hindi ameliyatı yaparlardı. Hastada kist çıban ur varsa içten, udihindi verirlerdi. İki aya kitleden eser kalmazdı. Nasıl ki sülük için ameliyat yapar denir aynen onun gibi Udihindi gizli ameliyat yapar. Bedende nerde bir kist varsa içten eritir. Kanser hastalarında en güvenli ameliyat yöntemi.


Udi Hindi yağını sabah ve akşam kullanmalısınız.  Bu yağın faydasını görmek için en az bir ay içmek gerekir. Kanı sulandırıp damarları esnekleştirir, tansiyonu dengeler, beyin kan dolaşımını geliştirir, dikkati ve hafızayı güçlendirir, guatr düğümlerini eridir,  pankreas iltihabı (pankreatit) zamanı çok faydalıdır, gut tümörlerini eridir, kurt kovucudur, şeker hastaları için vazgeçilmez şifa kaynağıdır.  Kas ağrılarını azaltır, safra söktürücüdür, safra kesesi ve böbrek taşlarını eritir.  Bağırsak arasındaki taşları eritir, sistit ve böbrek iltihabını iyileştirir. Önemine binaen Tekrar ediyoruz Bağışıklığı çok güçlendiriyor, ( Korona virüs ile mücadele ettiğimiz bu günlerde bağışıklık sistemi çok önemlidir) yıllarca çektiğiniz alerjiyi yok eder. Damarların temizlediğinden ve kanı incelttiğinden kalp ve damar sistemi için şifalıdır.


Udi Hindi Yağı Nasıl Kullanılır?

 

***Eğer  burnunuzda ve boğazınızda iltihap varsa günde iki kere bir tatlı kaşığı 15 gün


***Mide ve Bağırsak (  Reflü, ülser, gastrit, kolit, varis, basur) ve safra durgunluğunda günde 3 kez yemekten önce 1 çorba kaşığı içilir. Tedavi hastalığa bağlı olarak 10-20 gün yapılır.


***Bronşit, astım, akciğere su birikmesi, verem, hepatitler, cinsel isteğin azalması, idrar kaçırma, kadınlarda adet bozulması, alerji için ise  bir çay kaşığı hakiki doğal bal, bir tatlı  kaşığı udi hindi yağı ikisinden günde 3 kez için. Tedavisi 10-20 gün sürebilir. 


***Ağız içi yaralarda, sık sık boğazda su gelmelerde, ağızdan hoş olmayan bir koku geldiğinde günde 1 tatlı kaşığı udi hindi yağı 2 kez alınır. Tedavisi 10-20 gün sürebilir. 


***Udi hindi yağı guatr da faydalidir her gun kullanılır. 1 tatlı kağığı 3 hafta günde üç defa. 



Udi Hindi Yağı Nasıl Yapılır?

 

Bir cam kavanozun içine bir çay bardağı  hakiki zeytinyağı ve iki çay kaşığı  udi hindi tozu ( silme olmayacak) katılır. Kavanozun kapağı kapatılır. İki hafta beklenir. Güneşte bekletilirse daha etkili olur. 


 

Son söz: Udi hindi insan organizmasını sanki yeniler, bu bitki ile tedavi edildiği zaman organizma âdetâ tazelenir.



‪Rasûlullah ﷺ şöyle duâ ederdi:‬ ‪ “Allah'ım! Geçmiş bütün günahlarımı bağışla. Kalan ömrümde de beni (kötülüklerden) koru. Razı ve hoşnut olacağın güzel amelleri bana nasip et.” ‬ ‪(İbn-i Hanbel, V, 396)‬


 

BOĞAZ VE AKCİĞER TEMİZLİĞİ.

1 çay bardağı Bal

25gr rendelenmiş Taze Zencefil
4 çay kaşığı Zerdeçal
1 çay kaşığı Karabiber
1 çay kaşığı Karanfil
1 çay kaşığı Kaya Tuzu
Karıştırıp macun haline getirin
Sabah aç karnına ve gece yatarken 1 çay kaşığı tüketin
Yedikten sonra 10 dakika su içmeyin
Bu karışım
mukus dokularını arındırır
sinüsleri açar
antibakterial, antiviral ve antienflamatuar etki yapar
lenf sistemini akıcı hale getirir
Ek olarak:
Bol tuzlu su gargarası
sabah kalkar kalkmaz ve gece yatmadan yapılabilir.




GÜÇLENDİRİCİ VE YENİLEYİCİ
150 gr udu hindi tozu
100 gr çörek otu tozu (taze çekilimiş)
500 gr zeytinyağı
Bir kavanoza konup, ağzı iyice kapatılıp
güneşte bekletilir
Günde 3 kere Tatlı Kaşığı ile
3 ay yazın yenir

BURSA ULU CAMİİ.............Evliya Çelebi’nin ifadesiyle Bursa’ nın Ayasofya’sıdır. **Ulu camiyi gezenler 3 tane kapısı olduğunu çok iyi bilirler. Somuncu baba caminin yapıldığı sıra buraya gelir işçilere hayrına somun dağıtırmış. Somuncu baba bir gün gene orda ekmek dağıtırken Hızır a.s'ın orda olduğu fark etmiş, kolundan tutup ***"sen Hızırsın anladım"***demiş. ***"Buraya gelip her gün namaz kılacağına dair söz vermezsen buradaki herkese senin Hızır olduğunu söylerim"***demiş. Hızır a.s her gün geleceğine dair söz vermiş ama oda bir istekte bulunmuş. ***"Hangi vakit geleceğimi bana kalsın"*** demiş. Bunun üzerine Hızır a.s Ulucamideki vav harfinin önünde her gün gelip hangi vakit olduğunu bilinmez ama orda namaz kılıyormuş. Eğer bir gün Ulucamiye giderek namaz kılacak olursanız mutlaka vav harfinin orda namaz kılın. **Belki Hızır a.s'la birlikte namaz kılarsınız.**

 








Helada çok oturmak, Karaciğer ve Basur hastalıklarına sebep olur. Kasa içi sıcaklık(basınç) artar. İşte bu sebeple helada çok oturmayın. [Lokman Hekim]